25 Ocak 2013 Cuma
Temizlik zamanı
Haftada bir dip köşe süpürüp silebildiğimiz zamanlarda bile inanılmaz sıkılıyor paşam...
Sürekli top oynamak ya da bisiklete binmek için tacizler devam ediyor..
Oyunla karışık iş yapsakta mutlaka birinden biri pek tatmin edici olmuyor malesef..
Ama oğluşum sağ olsun artık pek bi yardım eder oldu bana :P
(fotoğraflar temsili tabii ki :) )
24 Ocak 2013 Perşembe
Şekillerimiz
Bu aktivitemizi yapalı nerdeyse 1 ay olucak hatta parçaların hepsini biaraya toplamak bile mümkün olmayabilir ama ben yazmak için yeni zaman buluyorum...
Yazın dışarıda gezmekten zaman bulamıyordum kışında zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum...Yani ben mi yetiremiyorum anlamadım.Bide bu aralar Barış Paşam bana fazlasıyla sarmış durumda... Yani hep öyleydi ama şimdilerde babanın hasta olup bikaç gün ilgilenememesi arada bir geç gelmesi ve üstüne nöbet tutup Barış'ında sadece benimle kalması etkili heralde! Benimde bırakıp gidersem korkusu :(
Neyse gelelim magnet şekillerimize;
Başta çizip kesmemiz yapıştırmamız hoşuna gitsede hepsinin hazırlanması sürecinde sıkıldı tabi oğluşum...
Şekiller için malzemelerimiz;
-Mukavva
-Elişi kağıtları
-Yapıştırıcı
-Magnet (ben kapıya yapıştırılan reklam magnetlerinen yararlandım)
Keçeli kalemleride ortaya çıkartınca renk renk boyamak hoşuna gitti...
Sonrasındaysa kapıya takılan pideci,lahmacuncu magnetlerinden işime yaramıyacak olanlarını kesip şekillerimizin arkasına yapıştırdık.
Ve işte sonuç :)
Hadi poz ver deyince poz veren akıllı oğlum :)
Burdada hoşuna gidip "Anne bahh :)" diye gösterişi :)
Şimdi pek ilgisini çekmiyor ama ilk zamanda kırmızıyı bu şekillerden öğrendik ...
Şekillerimizin rakam versiyonuda çok yakında... :)
26 Aralık 2012 Çarşamba
Tamirat Çılgınlığı
Babadan ne görsek hemen kapıyoruz! Babamızda bi iş yaparken Barış'ı yanına çağırıp göstermeye (bazen işe dalıp dünyayla iletişimi koparıp ben ses yükseltince kendine gelsede) onunda yaptığı şeye ortak olduğunu görmeye bayılır.
Kurabiye kavanozumuza biberondan su dökünce babamız hemen içini açıp kurutup çalışır hale getirmişti bi ara.Uzun bi zaman sonrada her ne için hatırlamıyorum yine bişeyi açmak için tornavidayı alıp kullanmış işi bitince Barış elinden tornavidayı almıştı (kısa süreli yanında diye verdi tabii) Barış ne mi yaptı? Kuzum belkide aylaaar önce tamir edilen kurabiye kavanozunu hemen ters çevirip vida yerlerini bulup tekrar bi elden geçirmek istedi tabiiki :)
Çocukların zekasına hayran kalmamak mümkün değil bu durumda.. :)
Bizde Barış'ın tamirat merakına karşılık henüz yaşına girmeden aldığımız ama ağzına sokar diye parçalamadığımız hatta mama sandalyesine alışma evresinde günlerce mama yememizi sağlayan "süüütçüüüü kamyonu"nu nasıl tamir edebileceğini gösterdik.
Neredeyse 2 aydır babasıyla ya da benimle günde en az 2 kez sıkılmadan oynadığı sök-tak denilen burada biri gözüksede bu iki kamyonuyla vakit geçiriyor.Vidalarıda yeşil-sarı ve kırmızı renkli.Ağzına götürme huyu olmayan kuzucuğum vidaları daha saymayı bilmesede eksilince hemen fark edip aramaya başlıyor ve renklerine göre ayırabiliyor :)
Biz yaklaşık bir yıl önce 3TL'den almıştık.Geçen gün arkadaşımızda beğenince oyuncakçıya sordum 3.90tl'dan var hala.Oyuncakçının adı mı?Galiba Hayal Dünyası.Emin olmamakla beraber trakyada bulunan büyük Kipa mağazalarındaki tüm oyuncakçılarda gördüm şimdiye kadar... :)
Nasılda dikkatli çalışır kuzucuğum... :)
Artık Bisikletimiz Vaaar :)
Bu fotoyla başladı aslında bisiklet isteğimiz... Uzun zamandır gidip geldiğimiz arkadaşı Oğuz'un bisikletini defalarca görmesine rağmen kullanmak istemeyip,ben "hadi bin" deyince ısrarla geri çekilme durumu vardı. Bigün kendisi gitti yanına benden yardım isteyerek oturdu tam çevirmeyi beceremesede pedallara ayakları yetişince hem Barış ta hemde bende bisiklet hevesi oluştu.
Arkadaşımızın A101'e indirimli ürünler arasında gelip yazın 25TL'ye aldığı bisikletmiş...Bizde arayışlara başladık.Oyuncakçılarda 36tl'den ucuza bulamadığımız bu bisikleti babası dayanma yeri olmadığı ve tamamen plastikten olup gözüne pek sağlam gözükmediğinden istemedi.
Bizde "sponsor dede" desteğiyle;
işte bu yeşil bisikleti aldık :) (yeşil fiesta sahibi olarak araçlardaki yeşil istikrarımızı sürdürüyoruz)
Ayakları tam çevirmek için yetişemesede şimdi evin içinde defalarca turlayarak dengede durmayı öğreniyoruz.Yaza kullanmaya başlar heralde :) Oturak ilerleyen zamanda bacak boyuna göre geriyede kaydırılabiliyor,dayanak yeri var,sepeti var eeee bide aslancık kornamız var! :)
Evde gezdirebilmek için ipte bağladık. (yoksa belimiz kopmuştu!) Artık kolayca inip binebildiği bisikletimizde üzerimizdeki sarı sweatimiz bide ayağımızdaki sarı ördeklerimizle Brezilya'ya karnavala gider bi havamız yok mu sizce? :)
Oğlum benimmmm...Yüzün hep böyle gülsün,neşen sağlığın hep yerinde olsun inşallaaaah :)
1 Aralık 2012 Cumartesi
Bi Peçeteden Başımıza Gelen...
Dün akşam gezmelere gitmek için hazırlanılır son anda gözünden sakındığın,koltuktan düşmesinden korktuğun miniğin ayaktayken minicik peçeteyle oynarken düşüverir...
Anormal ağlamayla sorunun kolunda olduğu anlaşılınca kendimizi devlet hastanesinde buluveririz!çekilen röntgenin ardından pek sayın ortopedi uzmanı omuzda yarım çıkık hareket etsin geçer deyince evin yolu tutulur!
Rahatsız gecenin ardından emekleyemeyen,kalkamayan miniğimizi bide özel hastaneye götürelim dedik... Yine pek sevgili ortopedi uzmanı bu kez karşıdan değil dokunarak tedavi eder dirsek çıkığı teşhisini koyar,bandajımızı sarar ve bize yapmamız gerekenleri anlatır!!!
Her ikiside doktor;çok şükür imkanımız vardı ÖZEL'e götürebildik!peki ya götüremeyenler?devlet hastanesinde yaşadığımız ilk problem olmadığından yazıyorum bunları evet özel.de de sorunlar var ama bize denk gelen bu kısmı... sanırım bu ülkede her zaman paramız kadar adam olmaya devam edicez...
Hissettiklerimiz mi? Korkularımız mı? Anlatması zor...Diyorum ya gözünden sakındığın,onun gözünden akıcak bir damla yaşa dünyaları feda edebileceğinin canı yanarken elden bişey gelememesi...
Allah'ım daha büyük acılar göstermesin hiç birimize...
Ve Allah'ım kimseye evlat acısı göstermesin...
İşte şimdiki görüntümüz canı acıyıp kıpırdatmak istemediğinden sarılı olmasını şuan yadırgamıyor ama salı gününe kadar dayanırmıyız bilmem :(
Gezmelerdeyiz :)
7 ay olmuştu memlekete gitmeyeli!Daha öncede anlattığımız gibi yaz boyunca en yakınlarımızla görüşüncede gerekte kalmamıştı gitmeye...ama kış gelip izinler kullanılınca,okullarda açılınca gelemeyecekler için gitme sırası bize geldi :) Barış'ımız amca dayı hala bilsin unutmasın diyerek babamızında kalan iznini alarak çıktık yola...
Gelelim aile buluşmasına önce babaannede sonra anneannede kalındı... halalar,amca e bide Barış'ı özleyen dayanamayıp biz nerdeysek orda olan dayı,anneanne,dedeler derken 8 gece nasıl geçti anlamadık bile...
bazen kimseyi takmadık...
kalabalık yenen yemeğin tadını çıkardık...
bol bol oyunlar oynadık...
kimi zaman şımardık kimi zamanda kalabalıktan sıkılıp odamıza kaçtık...
Böyle geçti işte kış tatilimiz şimdi evde yeniden düzenimizi oluşturmaya çalışıyoruz... :)
12 Kasım 2012 Pazartesi
Grip Aşısı...
Bu sezonun ilk gribini atlattık çok şükür.. :)
Biz grip aşısı için doktora gitmeyi planlarken bizim Barış Paşa hooop kaptı şifayı! Evde bitkisel çözümler üretmeye çalışsakta geç kalmamak için doktorumuzdan yardım aldık hemen önce ateşi olmadığı için sadece soğuk algınlığı ilacı verdi 5 gün sonra kontrole gittiğimizde balgam söktürücü eklendi ateşi olursa antibiyotiğe başlarız derken 2 gün sonra ateş çıkmaz mı! hadi bide antibiyotik tedavisi 14 gün ilaç kullanmak zorunda kaldık...
2 hafta durum iyi derken tekrar öksürük,hırıltı,burun tıkanıklığı... Bu kez dr.a götürmeden (belki hata ettik ama bugün dr.umuza söyledik bişey demedi) aynı ilaçlara başladım 5 günde iyileştik... Tabii ilaçların yanında içirebildiğim kadar ballı ıhlamur içirmye çalıştım ayrıca özellikle öyle uykularında olmak üzere göğsüne vicks sürüp ütüyle ısıttığım minik mendilleri koyup hemen uyuttum.Zaten kalktığında su içinde uyanıyordu bende hemen üzerini değiştirdim.Terle attık galiba hastalığı..
Antibiyorik kullanmaya bende sıcak bakmıyorum ama ilk hastalığında ateşlenmeden dr. ilaç vermeyince yavrukuşum iki hafta çekti diye bukez aceleci davrandım.
Bugün de kilo-boy ölçümü ve kontrol diye tekrar ziyaret ettik dr.umuza 18 ayını doldurmuş Barış'ımızın kilosu;11.800 gr Boyu;84 cm Baş çevresi;48 :) çok şükür normaliz :)
Ve kontrolün ardından aşı için engel olmadığını belirtti doktorumuz.Aşı hakkında herkez bişeyler desede internetteki araştırmalarımda
"AAP(Amerikan Pediatri Akademisi), 6 ay - 23 ay arası çocukların her sonbaharda (Ekim- Kasım ayları) grip aşısı olmalarını önermektedir. CDC(Hastalıklardan korunma ve önleme merkezi her sağlıklı çocuğun(6 ay - 5 yaş arası) grip aşısı olmasını önermektedir" ibaresini görünce yaptırmamda sakınca olmadığını düşündüm. Bizim dr.umuz özel hastanede yani özelde bile aşının bedeli 16TL.
Bebeşim için önemli bi rakam değil sonuçta :)
Rahat nefes alabildiğimiz,öksürüpte uykusuz kalmadığımız geceler dileğiyle sağlıcakla kalalım :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








